1. Ana Sayfa
  2. Konu Anlatımı
  3. Çekim Ekleri Konu Anlatımı

Çekim Ekleri Konu Anlatımı


Sözcüklerin, cümlenin farklı yerlerinde ve farklı görevlerde kullanılmasını sağlayan eklere çekim ekleri denir.

Sözcükler, çekim eklerini alarak diğer sözcüklerle bağ kurar ve cümleyi oluşturur. Çekim ekleri sözcüklerin durumunu (halini), sayısını, zamanını, kişisini belirtir.

Daha doğru bir ifadeyle çekim ekleri olmadan bir cümle oluşturulamaz. Bu durumun tek istisnası, emir kipinin 2. tekil kişi (sen) çekimiyle kurulan cümlelerdir. Bu cümleler çekim eki almadan kurulabilir.

Örnekler:

Bekle.   Anlat.    Başla.

 

Yapım ekleri eklediği kök ya da gövde durumundaki sözcüklerin anlamını değiştirerek yeni bir sözcük oluştururken çekim ekleri eklendiği kök ya da gövde durumundaki sözcüklerin anlamını değiştirmez ve yeni bir sözcük oluşturmaz. Sözcüğün sadece biçimini değiştirerek cümle içerisinde farklı yerlerde ve görevlerde kullanılmasını sağlar.

Örnekler:

Göz (organ)    – lük       = gözlük (“göz” için kullanılan bir araç)

    Yapım Eki

Yukarıdaki örnekte “lük” eki eklendiği sözcüğün anlamını değiştirip yeni bir sözcük oluşturduğu için yapım ekidir.

Göz (organ) – ü = gözü (“göz”ün kime ait olduğunu belirtilmiş.)

Çekim Eki

Yukarıdaki örnekte “ü” eki eklendiği sözcüğün anlamını değiştirmemiş, yeni bir sözcük oluşturmamıştır; sadece sözcüğü biçimini değiştirip kime ait olduğunu belirttiği için çekim ekidir.

Balık (hayvan) – çı = balıkçı (balık tutan veya satan kimse)

Yapım Eki

Balık (hayvan) – lar = balıklar ( Balığın birden fazla olduğunu belirtmiş.)

Çekim Eki

Çekim ekleri aşağıda yer aldığı gibi İsim (Ad) Çekim Ekleri ve Fiil (Eylem) Çekim Ekleri başlıkları altında incelenir.

 

A. İsim (Ad) Çekim Ekleri

1.Çoğul ( Çokluk ) Ekleri

2.Durum ( Hâl ) Ekleri

a. Belirtme Durum ( Hâl ) Ekİ

b. Yönelme Durum ( Hâl ) Ekİ

c. Bulunma Durum ( Hâl ) Ekİ

d. Ayrılma (Çıkma) Durum ( Hâl ) Ekİ

3.Tamlayan ( İlgi ) Ekleri

4.İyelik ( Aitlik ) Ekleri

5.Soru Eki

6.Eşitlik Ekleri

B. Fiil (Eylem) Çekim Ekleri

1. Kip Ekleri

a. Haber (Bildirme) Kipleri

♦Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman

♦Öğrenilen (Duyulan) Geçmiş Zaman

♦Şimdiki Zaman

♦Gelecek Zaman

♦Geniş Zaman

b. Dilek (Tasarlama) Kipleri

♦Gereklilik Kipi

♦Şart ( Koşul ) Kipi

♦İstek Kipi

♦Emir Kipi

 2.Kişi ( Şahıs ) Ekleri

 

A. İsim (Ad) Çekim Ekleri

İsimlere ve isim soylu sözcüklere eklenerek onları eylemlere, edatlara ve diğer isim soylu sözcüklere bağlayan; İsimlerin ve isim soylu sözcüklerin cümlelerde aldığı görevleri belirleyen, kime ait olduklarını belirten ve farklı durumlarını bildiren eklere isim (ad) çekim ekleri denir.

 

1. Çoğul (Çokluk) Ekleri (-ler, -lar)

İsimlere eklenerek isimlerin sayılarının birden çok olduğunu ifade eden eklere çoğul eki (çokluk eki) denir.

Örnekler:

Öğrenciler, kitaplar, sorular, filmler

 

Öğrenciler kendilerine verilen ödevleri yaptı.

Sınavdaki sorular zor muydu?

 

⇒ Çoğul eki, eklendiği sözcüklerin sayısının birden fazla olduğunu belirtmek dışında, sözcüklere çeşitli anlamlar da kazandırabilir.

Örnekler:

Aile               : Hafta sonu Alilerin düğününe gideceğiz.

Benzerleri   : İnanın, Mustafa Kemal’ler tükenmez.

Millet           : Türkler bu topraklara Orta Asya’dan geldi.

Topluluk     : Rizeliler dernek kurmak için kolları sıvadı.

Yaklaşık      : Yirmili yaşlarında bir oğlandı.

Her                Akşamları yabancı dizi izliyormuş.

Abartma     : Hastalığına çare bulmak için Amerika’lara gitti.

İkileme         : Yıllar yılı yolunu gözledim.

Saygı             : Latif Beyler sizi ziyaret etti mi?

Alay               : Metehan Beyler nihayet uyanmış, kahvaltıya teşrif etmişler.

 

2. Durum (Hâl) Ekleri (-i, -e, -de, -den)

İsim soylu sözcükleri diğer isimlere, edatlara bağlayan; isimlerin cümledeki diğer sözcüklerle ilişki kurarak çeşitli görevler almasını sağlayan eklere durum (hâl) ekleri denir.

İsimlerin ve isim soylu sözcüklerin durum eki almamış şekline yalın hâl denir. İsimlerin bu hâli, herhangi bir ek almadığı için burada ayrıntılarına değinilmedi.

Durum (Hâl) ekleri, isimlere; belirtme, yönelme (yaklaşma), bulunma (kalma), ayrılma (çıkma) anlamı katarlar ve dört başlıkta incelenirler.

 

a. Belirtme Durum (Hâl) Eki ( -i, -ı, -u, -ü )

Eylemdeki işten, hareketten etkilenen; oluşa konu olan varlığı belirtir. Belirtme durum (hâl) ekini alan sözcükler belirtili nesne görevinde kullanılır ve “neyi, kimi?” sorularına cevap verir.

Örnekler:

Kalemi arkadaşımdan aldım.

( Neyi aldım? – kalemi )

Kapıyı tanımadığım biri açtı.

( Neyi açtı? – kapıyı )

Kuşu bir türlü yakalayamadı.

( Neyi yakalayamadı? – kuşu )

Gülsüm’ü çok özlemiş.

(Kimi özlemiş? – Gülsüm’ü)

 

NOT: Dilimizde belirtme durum eki ve iyelik eki olmak üzere iki “i” vardır. Bunları birbirine karıştırmamalıyız.

Örnekler:

Kardeşi onu kapıda bekledi.

(Onun kardeşi) – iyelik eki

Bu kitabı bana ablam hediye etti.

(Neyi hediye etti? – kitabı) – belirtme durum eki

 

b. Yönelme Durum (Hâl) Eki ( -e, -a )

İsimleri fiillere ya da edatlara bağlayarak yönelme, yaklaşma, ulaşma bildirir.

Örnekler:

Yarın pazara gideceğiz.

Bahçeye iki ağaç daha dikmeliyiz.

Akşama İstanbul’a varmış oluruz.

 

⇒ Yönelme durum eki, eklendiği sözcüklere çeşitli anlamlar katar.

Örnekler:

Yer         : Ankara’ya doğru yola çıktılar.

Zaman   : İşim akşama biter.

Fiyat       : Bu defteri on liraya aldım.

 

⇒ Yönelme durum eki sözcükler arasında çeşitli ilişkiler kurar.

Örnekler:

•İsimleri edatlara bağlar.

Akşama doğru misafirlerimiz gelmiş olur.

•Deyimler oluşturur.

Başa gelen çekilir.

•Amaç, aitlik için ilgisi kurar

Bunu sana aldım. (senin için)

•İkilemeler oluşturur.

Herkes kafa kafaya vermiş bir çare düşünüyordu.

•Fiilimsilerle birleşerek ikileme oluşturabilir.

Bu şehirden giden gidene

 

c. Bulunma Durum (Hâl) Eki (-de, -da, -te, -ta)

İsimleri ve isim soylu sözcükleri fiillere bağlayarak yer, zaman ve durum bildirir.

Örnekler:

Çocuklar bahçede oyun oynadı. (yer)

Kitabımı okulda unuttum. (yer)

Ayşe teyzem Ankara’da yaşıyor. (yer)

Okullar haziranda kapanır. (zaman)

Bu olay başına geldiğinde yirmisinde bir oğlandı. (zaman)

İşim bittiğinde sana uğrarım. (zaman)

Kitabı bir oturuşta bitirdi. (durum)

Bulaşıklarını hep elde yıkar. (durum)

Öğretmenimiz hep ayakta ders anlatıyor. (durum)

 

⇒ Bulunma durum ekini alan isim soylu sözcükler bazen ikileme oluşturur.

Örnekler:

İstanbul’da bir ev tutmak için elde avuçta ne varsa harcadılar.

Üniversite arkadaşım ayda yılda bir beni ziyaret eder.

 

⇒ Bulunma durum eki bazen zaman ve sayı belirten isimlere eklenerek miktar ve ölçü belirtir.

Örnekler:

Haftada üç gün Türkçe dersimiz var.

Soruların yüzde seksenini doğru cevaplamış.

 

NOT: Bulunma durum (hâl) eki olan “-de, -da, -te, -ta”  ile bağlaç olan “de, da” karıştırılmamalıdır. Bulunma durum eki olan “-de, -da, -te, -ta” öncesindeki sözcüklere bitişik yazılır ve cümleden çıkarıldığında geriye anlamsız bir ifade kalır. Bağlaç olan “de, da” ise öncesindeki ve sonrasındaki sözcüklerden ayrı yazılır, cümleden çıkarıldığında cümlenin anlamında daralma görülse de geriye anlamlı bir cümle kalır.

>Bu konuda büyük oranda hata yapıldığı için sınavlarda yazım yanlışı ile ilgili sorularda sıkça karşımıza çıkmaktadır.

Örnekler:

Bende kitabın kalmış.

“de”yi cümleden çıkardığımızda geriye kalan “Ben kitabın kalmış.” İfadesi anlamsızdır. Bu yüzden bu cümledeki “-de” durum ekidir, öncesindeki sözcüğe bitişik olarak yazılır.

 

Ben de sinemaya gittim.

“de”yi cümleden çıkardığımızda geriye kalan “Ben sinemaya gittim.” İfadesi anlamlı bir cümledir. Bu yüzden bu cümledeki “de” bağlaçtır, öncesindeki ve sonrasındaki sözcükten ayrı yazılır.

 

d. Ayrılma (Çıkma) Durum (Hâl) Eki (-den, -dan, -ten, -tan)

İsim soylu sözcükleri fiillere bağlayarak ayrılma, yer, zaman, sebep (neden), durum, ve karşılaştırma gibi anlamlar katar.

Örnekler:

Evden saat 12.30’da ayrılmış. (yer, ayrılma)

Sabahtan buraya gelmelisin. (zaman)

Soğuktan elleri üşüdü. (sebep)

Adam türküyü ten söylüyor. (durum)

İstanbul’dan kalabalık bir şehir yok. (karşılaştırma)

 

⇒  Bazen bütünün parçasının bütünden ayrılmasını ifade eder.

Örnek:

Doğum günü pastamdan bir dilim de sana getirdim.

 

⇒  Bazen isim soylu sözcükleri edatlara bağlayarak edat grubu oluşturur.

Örnek:

Sabahtan beri başıma gelmeyen kalmadı.

 

⇒  Bazen ikilemeler oluşturur.

Örnek:

Ulusumuz dünden bugüne bu topraklarda yaşıyor.

 

⇒  Bazen isim tamlamalarında tamlayan ekinin (-in) yerine kullanılabilir.

Örnek:

Hastalardan biri doktoru gülümsetmişti.

 

⇒  Bazen varlıkların neyden, hangi maddeden yapıldığını belirtir.

Örnek:

Kumdan kaleler yapmak gibi hevesi hiç olmamış.

 

3. Tamlayan (İlgi) Ekleri ( -ın, -in, -un, -ün)

İsimleri isimlere bağlayarak belirtili isim tamlaması oluşturan eklerdir. Başka bir deyişle isimleri, başka bir isimle ilgili hale getirirler.

Tamlama ekleri, tamlayan ve tamlanan ekleri şeklindedir. Bu bölümde tamlayanın aldığı eklere (-ın, -in, -un, -ün) değinilecek.

Tamlananın aldığı iyelik ekleri daha sonraki bölümde ayrıntılı olarak işlenecektir.

Tamlayan ekleri belirtili isim tamlamaları oluşturur.

Örnekler:

Kitabın kapağı özenle hazırlanmış.

Dedemin öğütlerini her zaman dikkate alıyorum.

Konunun ayrıntılarını yeni öğrendim.

Gülün dikeni parmağıma battı.

 

NOT: 1. tekil kişiyi karşılayan “ben” ve 1. çoğul kişiyi karşılayan “biz” zamirleri için tamlanan eki “-im” şeklindedir.

Örnekler:

Benim defterim okulda kalmış.

Arkadaşım, bizim evimizi sormuş.

 

4. İyelik (Aitlik) Ekleri (-m / -n / -i / -miz / -niz / -leri)

İsimlere ve isim soylu sözcüklere eklenerek bu isimlerin kime ve neye ait olduğunu bildiren eklere İyelik ekleri denir.

İyelik ekleri kişilere göre çekimlenir; isimlerin öncesinde zamirler yer almasa bile aldıkları iyelik eklerine bakılarak kime ve neye ait olduğu anlaşılabilir.

Örnekler:

(benim)   bahçem         kalemim

(senin)     bahçen         kalemin

(onun)     bahçes        kalemi

(bizim)     bahçemiz     kalemimiz

(sizin)       bahçeniz      kaleminiz

(onların)  bahçeleri     kalemleri

 

Gözlüğümün camı kırılmış. (benim gözlüğüm)

Defterinizi getirmeyi unutmayın. (sizin defteriniz)

 

İyelik ekleri isim tamlamalarının, tamlayanına eklenir.

Örnekler:

Kapının kolu yine mi kırıldı?

Çocuklarımıza hayvan sevgisi aşılamalıyız.

Güneşin sıcaklığına hasret kaldık.

 

İyelik ekleri eklenen isimlere durum ekleri de eklenebilir.

Örnekler:

Kardeşimize seslendim. (kardeş-imize)

Kalemimi gördün mü? (kalem-imi)

Elbisende leke oluşmuş. (elbise-nde)

NOT: Belirtme durum eki olan “i” ile iyelik eki olan “i” karıştırılmamalıdır.

Örnekler:

Kitabı kaybetmiş.

Kitabı evde kalmış.

Yukarı cümlelere baktığımız zaman  her ikisinde de “kitap” sözcüğü “i” ekini almıştır. Bu ekin iyelik eki mi yoksa belirtme durum eki mi olduğunu anlamak için “kimin …?” sorusunu sorarak iyelik ekini bulabilirsiniz. “kimi/neyi …?” sorularını sorarak da belirtme durum ekini bulabilirsiniz.

Kitabı kaybetmiş. ( Neyi kaybetmiş? – o kitabı belirtme durum eki)

Kitabı evde kalmış. (Kimin kitabı? – onun kitabı iyelik eki)

 

5. Soru Eki ( mı, mi, mu, mü )

Soru ekine her ne kadar isim çekim ekleri başlığı altında yer versek de hem isimlerden sonra hem de fiillerden sonra kullanılabilen ve cümlelere soru anlamı katan bir çekim ekidir.

Örnekler:

Maç başladı? (fiile)

Bugün cuma ? (isme)

 

Soru eki kendinden önceki sözcükten daima ayrı yazılır, soru ekinden sonra gelen ekler ise soru ekine bitişik yazılır.

Örnekler:

Yarın sinemaya gidelim mi?

Hafta sonu balık tutmaya gideceksiniz?

Beni anlıyor musun?

Beni soran bu adam ydı?

 

Soru eki büyük ünlü uyumu kuralına ve küçük ünlü uyumu kuralına uyar.

Örnekler:

Beni de yanınıza alır sınız?

Senin sözünü dinler mi?

Şu karşıdaki dağları görüyor musun?

Dün olanları gördün ?

 

Kimi zaman soru anlamı dışında anlamlar da taşır.

Örnekler:

Pekiştirme   : Fatih’in hızlı hızlı bir atı vardı.

Zaman          : Güneş doğdu mu yola çıkacağız.

Seçenek       : Gelir mi gelmez mi bilmiyorum.

Şart(koşul)  : Buraya geldi mi bağını belaya sokar.

Kesinlik        : Yağmur, yağar yağar.

Şaşırma        : Birden karşıma çıkmasın!

 

6. Eşitlik Ekleri ( -ca, -ce, -ça, -çe )

İsimlere ve isim soylu sözcüklere eklenerek onlara farklı anlamlar katar.

Örnekler:

Benzerlik          Çocukça davranışlardan uzak durmalısın.

Topluluk            Cuma günü sınıfça pikniğe gideceğiz.

Karşılaştırma   Onun akılca benden bir üstünlüğü yoktu.

Görelik               Bence bu davranışının sebebi yalnız yaşamasıydı.

Tarafından        Çocukların ihtiyaçları kaymakamca karşılandı.

Abartma            Başımda onlarca dert var.

Boyunca            Bu şirkete yıllarca emek verdim.

Durum              Yanıma sessizce yaklaştı.

 

 

B. FİİL (Eylem) Çekim Ekleri

Dilimizde fiiller cümlelerde çekimli olarak kullanılırlar. Bu durumun tek istinası emir kipinin 2. tekil kişi çekimidir.

Fiil çekim ekleri kök haldeki fiillere ya da gövde halindeki fiillere eklenir ve fiillerin zamanını, gerçekleşme şeklini, kişisini (şahsını) belirtirler.

Fiil çekim eklerini aşağıdaki başlıklar altında inceleyeceğiz:

1) Kip ekleri

a) Haber (bildirme) Kipi Ekleri

b) Dilek (Tasarlama) Kipi Ekleri

2) Kişi (şahıs) ekleri

 

1. Kip Ekleri

Fiil kök ya da gövdelerinin bildirdiği eylemleri kimi zaman zamana, kimi zaman biçime bağlayan eklere “kip ekleri” denir. Haber (bildirme) kipleri, fiillerin gerçekleştiği ya da gerçekleşeceği zamanı belirtirken dilek (tasarlama) kipleri ise fiillerin gerçekleşme biçimini göstermektedir.

 

a. Haber (Bildirme) Kipi Ekleri

Haber (bildirme) kipi ekleri, eylemlerin gerçekleşme zamanını bildiren eklerdir. Eylemlerin geçmişte, şimdi, gelecekte ya da her zaman gerçekleştiğini bildirirler. Haber kipleri; geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman ve geniş zaman olmak üzere dört başlıkta incelenir.

 

♦ Geçmiş Zaman Eki

Eylemlerin, cümlenin kurulduğu andan önce gerçekleştiğini bildiren eklerdir. Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman Eki ve Öğrenilen (Duyulan) Geçmiş Zaman Eki şeklinde iki başlıkta incelenir.

◊ Görülen (Bilinen) Geçmiş Zaman Eki (-di / -dı / -du / -dü / -tı / -ti / -tu / -tü)

Geçmişte gerçekleşen bir eylemin gerçekleştiğinin görüldüğünü, bilindiğini, yapıldığına emin olunduğunu ya da eylemin gerçekleştiğine tanık olunduğunu anlatırken kullanılan kiptir.

Örnekler:

Buraya iki gün önce geldik. (bilinen)

Dün yeni sınıf arkadaşlarımla tanışm. (bilinen)

Sınıfa en son Mahmut girdi. (görülen, tanık olunan)

Hafta sonu babaannesiyle görüş. (görülen, tanık olunan)

Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çık. (bilimsel kesinlik)

Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te ilan edildi. (bilimsel kesinlik)

 

NOT: Görülmeyen, tanık olunmayan ama geçmişte gerçekleştiği bilimsel olarak kanıtlanmış olan olaylar da görülen (bilinen) geçmiş zaman kipiyle belirtilebilir.

Örnekler:

Fatih, İstanbul’u 1453’te fethetti.

Malazgirt Savaşı 1071 yılında yapıldı.

 

◊ Öğrenilen ( Duyulan ) Geçmiş Zaman Eki (-mış / -miş / -muş / -müş)

Geçmişte gerçekleşen bir eylemin gerçekleştiğinin görülmediğini, tanık olunmadığını ama başkasından öğrenildiğini, duyulduğunu ya da eylemin gerçekleştiğinin sonradan fark edildiğini anlatırken kullanılan kiptir.

Örnekler:

Dün tüm ilçede iki saat su kesintisi olmuş. (başkasından öğrenme)

Bu sabah otobüsü kaçırınca işe geç kalmış. (başkasında öğrenme)

Padişahın biri kızını evlendirmek istemiş. (masal tarzı- başkasından öğrenme)

Karşılıklı oturup konuşmayalı çok şey birikmiş. (sonradan fark etme)

Ben görmeyeli yeğenimin boyu epey uzamış. (sonradan fark etme)

 

♦ Şimdiki Zaman Eki (-yor / -ıyor / -iyor / -uyor / -üyor)

Şu anda gerçekleşen ve devam eden, tamamlanmamış eylemleri anlatırken kullanılan kiptir. Bu kipte eylemin gerçekleşmesi ile cümlenin kurulması eş zamanlıdır.

Örnekler:

Mehmet çalışma masasında ders çalışıyor.

Vapurları ve martıları görüyorum.

Onu ne kadar sevdiğini biliyoruz.

Babam, bahçemizdeki biberleri suluyor.

Günlerdir ağabeyinden iyi haber gelmesini bekliyorlar.

 

♦  Gelecek Zaman Eki (-ecek / -acak)

Cümlenin kurulmasından sonraki bir zamanda –gelecekte- gerçekleşecek ya da gerçekleşmesi tasarlanan veya beklenen eylemleri anlatırken kullanılan kiptir.

Örnekler:

Gelecek hafta Yozgat’a taşınacaklar.

Gözlük kullanmaya başlayınca daha iyi göreceksin.

Yarın dedemleri ziyarete gideceğiz.

Akşam sınava çalışacağım.

Neden sessizce gittiğimi bir gün öğreneceksin.

Pazartesi, yılın ilk karı yağacak.

 

♦ Geniş Zaman Eki (-r / -(a)r / -(e)r / -(ı)r / -(i)r / -(u)r / -(ü)r)

Eylemin geçmişte gerçekleştiğini, gelecekte de gerçekleşeceğini anlatırken kullanılan kiptir. Bu kip, eylemin her zaman tekrarlandığını, genel yargıları ve alışkanlıkları anlatırken kullanılır.

Örnekler:

Engin, eninde sonunda söylediklerini anlar.

Her sabah yarım saat koşarım.

Annem bizi görünce hep güler.

Yazları Antalya’da, dedemlerde, kalırım.

Her ay mutlaka bizi ziyarete gelirler.

Ona güzel bir hediye alırsan mutlu olur.

Her gün onun gülen yüzünü görürüm

 

 

b. Dilek (Tasarlama) Kipi Ekleri

Eylemlerle ifade edilen bir dileği, isteği ya da tasarlanan bir durumu ve hareketi anlatırken kullanılan kiptir. Dilek kipleri, haber (bildirme) kiplerinin aksine zaman anlamı taşımaz.

Dilek  (Tasarlama) Kipler dörde ayrılır. Her birine aşağıda yer alan sıralama ile ayrıntılı olarak değinilecektir.

-Gereklilik Kipi Eki ( -meli / -malı )

-Şart ( Koşul ) Kipi Eki ( -se / -sa )

-İstek Kipi Eki ( -e / -a )

-Emir kipi  ( – )

 

Gereklilik Kipi  Eki ( -meli / -malı )

Eylemin gerçekleşmesinin ya da gerçekleşmemesinin gerekli veya zorunlu olduğunu anlatırken kullandığımız kiptir. Cümlelere “gerek, lazım, icap eder” anlamları katar.

Gereklilik kipi fiil kök ya da gövdelerine eklenen “ -meli, -malı “ ekiyle kurulur.

Örnekler:

Yüksek not almak için çok çalışmalıyım.

Bugün Nermin halama uğramalıyım.

Tüm ders araç gereçlerini yanında getirmelisin.

Bu işi iki saate bitirmeliler.

 

Gereklilik kipi bazı cümlelere ihtimal ( olasılık ) anlamı katabilir.

Örnek:

Şu an Ankara’ya varmış olmalılar. (ihtimal)

 

♦ Şart ( Koşul ) Kipi Eki ( -se / -sa )

Eylemlere eklenerek bir dileği ya da eylemin gerçekleşmesinin/ gerçekleşmemesinin başka bir eylemin gerçekleşmesi/gerçekleşmemesi şartına bağlı olduğunu ifade ederken kullanıldığımız kiptir.

Fiil kök ya da gövdelerine eklenen “ -se / -sa “ ekleriyle kurulur.

Şart (koşul) cümleleri genellikle bu kiple oluşturulur.

Örnekler:

Yarın bizim eve uğrasan. (istek)

Bugün tiyatroya erken gitsek. (istek)

Düğün günü yağmur yağmasa(istek)

Sınıfa erken gelsen böyle olmaz. (şart)

Ödevlerini hemen yapsan dışarı çıkabilirdin. (şart)

Parmak kaldırsan öğretmen sana söz verir. (şart)

 

♦ İstek Kipi (-e / -a)

İstekler, dilekler, temenniler dile getirilirken kullanılan kiptir. Fiil kök ya da gövdelerine eklenen “-a / -e “ ekleriyle kurulur. 1. tekil kişi ve 1. çoğul kişi çekimi dışında cümlelerde çok sık karşımıza çıkmaz. Bu sebeple “ -eyim, -ayım, -elim, -alım” ekleriyle çekimlenmiş şekli daha çok kullanılır.

Örnekler:

(Ben)    yıkayayım      gelelim

(Sen)    yıkayasın        gelesiniz

(O)        yıkaya             gele

(Biz)      yıkayalım       gelelim

(Siz)      yıkayasınız     gelesiniz

(Onlar) yıkayalar        geleler

 

Onunla bir de ben konuşayım.

Sizi ziyarete yarın geleyim.

Çocuklar, sık sık ellerimizi yıkayalım.

Öğretmenimizi dikkatle dinleyelim.

Benim sizi çok sevdiğimi bilesiniz.

Zorluklar karşısında asla pes etmeyesin.

 

♦ Emir Kipi ( – )

Emir, buyruk ifade ederken kurulan cümlelerin kipidir. Bu kip, eylemin gerçekleşmesinin ya da gerçekleşmemesinin zorunlu olduğunu ifade eder.

Emir kipinin, diğer dilek kipleri ve haber kiplerinin farklı olarak kip eki yoktur. Emir kipleri, kişi ekleriyle çekimlenir ve emir kipindeki kişi ekleri de farklılık gösterir.

Emir kipinin 1. tekil kişi ve 1. çoğul kişi çekimleri yoktur. Çünkü kendimize (ben) ve kendimizin da dahil olduğu bir gruba (biz) emredemezsiniz.

Aşağıdaki örneklerdeki kişi çekimlerine dikkat ediniz.

Örnekler:

(Ben)   

(Sen)    bekle×

(O)        beklesin

(Biz)     

(Siz)      bekleyin/iniz

(Onlar) beklesinler

 

İşin ucundan sen de tut.

O çocukla görüşmeyi bıraksın.

Arkadaşlar, şuraya bakın!

Hamilelere, yaşlılara ve gazilere yer veriniz.

Söylenenleri dikkatle dinlesinler.

 

2. Kişi ( Şahıs ) Ekleri

Eylemlerin bildirdiği işi, oluşu, durumu gerçekleştiren ya da gerçekleştirmeyen kişiyi ifade ederken kullanılan eklere kişi (şahıs) ekleri denir.

Şahıs ekleri, eylemlerin kim tarafından yapıldığını –cümlelerin öznesini- gösterir. Cümlede herhangi bir isim ya da isimlerin yerini tutan bir zamir bulunmasa da fiillerin aldığı eklere bakılarak eylemi kimin gerçekleştirdiği ya da gerçekleştirmediği kolaylıkla anlaşılabilir.

Kişi ( şahıs) ekleri, kip eklerinden sonra kullanılır.

 

Çekimli Fiil = Fiil + Kip Eki + Kişi Eki

 

1. tekil kişi =   ben   : -m / -ım / -im / -um / -üm

2. tekil kişi =   sen    : -n / -ın / -in / -un / -ün / -sın / -sin / -sun / -sün

3.tekil kişi =    o        :

1. çoğul kişibiz     : -k / -ız / -iz / -uz / -üz

2. çoğul kişi = siz      : -nız / -niz / -nuz / -nüz / -sınız / -siniz / -sunuz / -sünüz

3. çoğul kişi = onlar : -lar / ler

 

Örnekler:

(Ben)    Gördü                    bilmeliyim

(Sen)    gördü                       bilmelisin

(O)        gördü                          bilmeli

(Biz)      gördü                      bilmeliyiz

(Siz)      gördünüz                   bilmelisiniz

(Onlar) gördüler                     bilmeliler

 

“Yarın konsere gideceğim

Yukarıdaki cümlede “git-“ fiiline önce “ -ecek ” gelecek zaman kip eki, kip ekinden sonra ise “-im” 1. tekil kişi (ben) eki  getirilmiştir. Kişi eki “git-“ eyleminin kim tarafından gerçekleştirildiğini göstermektedir.

 

Hepimiz coşkuyla şarkı söyledik.

Aracını sık sık yıkamalısın.

Söylediklerimi tekrar edin.

 

Yorum Yap

Yorum Yap

Bu yazının yorum fonksiyonları kapatılmıştır.